Görme engelli öğretmen, 22 yıldır öğrenciler, öğretmenler ve ailelere rehberlik ediyor

Üniversitede okurken 1991’de görme yetisini kaybeden 50 yaşındaki Elibal, Ankara Üniversitesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümünden mezun oldu. Elibal, daha sonra Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Hayat Boyu Öğrenme ve Yetişkin Eğitimi Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı.

Milli Eğitim Bakanlığında 2000’den bu yana uzman psikolojik danışman olarak çalışan Elibal, 9 yıldır da Kemal Yurtbilir Özel Eğitim Anaokulunda görev yapıyor.

Öğrenci, veli ve meslektaşlarına rehberlik etmenin mutluluğunu yaşayan Elibal, anaokuluna yeni başlayan öğrencilerin ailelerine yönelik eğitim seminerleri düzenliyor.

Aynı zamanda bilgisayar formatör öğretmeni olan Elibal, çocuğu görme engelli olan aileler ve çeşitli kuruluşlardaki bilişim uzmanlarına, görme engellilerin kullandığı yazılımlara yönelik erişilebilirlik seminerleri veriyor.

24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla AA muhabirine konuşan Elibal, görev yaptığı anaokulunda normal gelişim gösteren öğrenciler ile özel eğitim gereksinimli çocukların bir arada olduğu “tersine kaynaştırma” uygulamasının yapıldığını söyledi.

Anaokulunun en önemli görevinin önleyici ve koruyucu tedbirleri almak olduğunu belirten Elibal, okula yeni kaydedilen çocukların velileriyle 10 eğitim semineri yaptıklarını bildirdi.

-“VELİLERİMİZ BUNDAN ÇOK HOŞNUT OLUYORLAR”

Elibal, seminerlerde, çocukların gelişim dönemleri, aile içi iletişim, iletişim becerileri, madde bağımlılığıyla mücadele ve cinsel sağlık gibi konuların işlendiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Anaokulundan ilkokula gidecek çocuklarımız oluyor. Onlara yönelik velilerin ne tür hazırlıklar yapmaları gerektiğine, teknoloji bağımlılığı üzerine eğitimler veriyoruz. Tabii ki velilerimiz de bundan çok hoşnut oluyorlar. Hepsi de koşa koşa geliyorlar. Görme engelli olmam bu eğitimleri vermemde bana bir zorluk yaşatmıyor. Çünkü teknoloji artık ilerledi. Etkileşimli tahtalarla, kendimizin kullandığı özel bilgisayar ve akıllı cihazlar yardımıyla bu eğitimleri çok rahat velilerime sunabiliyorum.”

Öğrencilerle de çeşitli oyunlar oynadıklarını ve etkinlikler yaptıklarını aktaran Elibal, “Çocuklar çok doğal. Çocuklar hatayı ya da hileyi hiç kabul etmiyorlar. Çocuklarla bir gün ‘Sırtımda kimin eli var’ oyununu oynuyorduk. Bu oyunda oynayan kişiler ellerinin bir kişinin sırtında üst üste koyuyor. En üstteki el tahmin edilmeye çalışıyor. Kimmiş diye bakayım dedim. Hiçbiri affetmedi, bakmama izin vermediler. Tekrar beni ebe yaptılar, yatırdılar. Aslında ben istesem de göremiyorum ama çocuklar çok dürüstler. Bu konuda hatayı ya da hileyi kabul etmiyorlar. Bu benim için önemli bir olaydı.” ifadelerini kullandı.

– “HER OKUL SEVİYESİNDEKİ ÖĞRENCİYE EĞİTİM VERİP DANIŞMANLIK YAPTIM”

Elibal, meslek hayatında her okul seviyesindeki öğrenciye eğitim verdiğini veya danışmanlık yaptığını dile getirerek, “Okulu bırakmak isteyenler vardı, onlarla görüşmelerimizi yaparak okula kazandırdık. Yine kendi danışmanlık yaptığım öğrencilerimle değişik kamu kuruluşlarında karşılaşıyoruz. Geliyorlar ‘Hocam’ diyerek sarılıyorlar, selam veriyorlar. Bunlar bize çok büyük mutluluk veriyor.” diye konuştu.

Çeşitli eğitim programları dolayısıyla 62 ülkeye kimsenin yardımı olmadan gittiğini aktaran Elibal, şunları söyledi:

“Tabii ki herkes gibi bir kaygı yaşıyorsun uçağa ya da araca binene kadar. İlgili ülkenin toprağına adım attıktan sonra inanın her şeyi unutup geride bırakıyorum. ‘Buraya ben geldiysem, buradaki işlerimi de yapıp geriye dönerim’ diyorum. Oradaki çalışmaların, eğitim materyallerinin görüntülerini arkadaşlarımla velilerimle paylaşıyorum. Tabii ki bunlar gurur verici oluyor. Onlara da bir motivasyon kaynağı oluyor. Şöyle motivasyon kaynağı oluyor. Hocamız görmediği halde gidiyor, geliyor biz de bunları yapabiliriz şeklinde bir motivasyon oluşuyor onlarda. Bu da tabii ki mutluluk katıyor.”

– ELİBAL’IN AZMİ, VELİLERİN TAKDİRİNİ TOPLUYOR

Okuldaki iki öğrencinin annesi ve okul aile birliği başkanı Fatma Ergen, çocuklarını okula gönderme konusunda Elibal’ın velilerle yaptığı toplantının çok etkisi olduğunu ifade etti.

Elibal ile büyük kızının sınıfındaki veli toplantısında tanıştığını anlatarak, “Ben başta İbrahim hocanın görme engelli olduğunu fark etmedim, okulun çıkışında fark ettim. Sesi insana öyle bir güven veriyor ki kendinizi bir uluslararası toplantıda hissediyorsunuz. Verdiği bilgiler sayesinde biz öğrencilerimize daha çok şeyler katabiliyoruz. Bize çok fazla artısı oldu. O yüzden çok teşekkür ediyoruz İbrahim hocama.” dedi.

Okuldaki öğrencilerden işitme engelli Yusuf Tuna Zeybek’in annesi Mekke Zeybek de Elibal’ın sadece okuldaki çocuğuna değil, diğer çocuklarının eğitim hayatına da etkisi olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Görme engelli olarak hiç görmedik İbrahim hocayı, sonrasında fark ettik. Yusuf buraya ilk başta gelmek istemiyordu. Oğlum geçen sene de bu okula gelmişti. Tatilin ardından okullar açılınca Yusuf, İbrahim hocayı unutmamış. Okula gelir gelmez İbrahim hocanın bacaklarına sarılmıştı. Ben o süreçte İbrahim hocayı unutur diye tahmin etmiştim ama unutmamıştı. O beni çok şaşırtmıştı.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir